İnşaat sektörü, kamu yatırımları ve kentsel dönüşümle büyüyecek

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ve geçmiş dönemler için revize edilen verilere göre, 2017 üçüncü çeyrek sonu itibariyle toplam GSYH büyümesi yüzde 7.4, inşaat sektörü büyümesi yüzde 10.2 oldu. Yılın ikinci çeyreğinden itibaren büyümede kamu harcamalarının yerini yatırımların aldığı gözleniyor. Son açıklanan verilere göre inşaat yatırımları 2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 13.3, ikinci çeyreğinde yüzde 22.5, üçüncü çeyrekte yüzde 12 artış gösterdi.

Sektörün son dönemde kaydettiği büyümede özel sektör yatırımlarının yanı sıra büyük ölçekli altyapı projelerinin de etkili olduğu izlendi. 2016 yılında açılışı yapılan Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlantı yolları, Avrasya Tüneli, önümüzdeki dönemde açılması planlanan 3’üncü Havalimanı, Çanakkale Köprüsü gibi önemli projelerin tümü; ayrıca birçok ilde açılışı yapılmaya başlanan entegre sağlık yerleşkeleri ve hastane projeleri, kamu-özel ortaklığı modeli ile hayata geçiriliyor. Yabancıya konut satışları ikinci çeyreğe göre yaklaşık yüzde 6, 2016 yılının aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 47 artış ile 5 bin 646 adet seviyesinde gerçekleşti. Yabancıya konut satışlarında uygulanan vergi muafiyeti ve vatandaşlık izni gibi teşviklerin etkisi hissedildi. Yıl boyunca yabancıların gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği il İstanbul oldu.

Konut kredisi faizleri yükseldi

Kullanılan yeni konut kredisi miktarı 2017 yılının ikinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artarak, 17,8 milyar TL’ye ulaştı. Konut kredisi faiz oranlarındaki düşüş 2016’nın ikinci çeyreğinden bu yana devam ederken, bu yılın ikinci çeyreğinden itibaren faizlerde yükselme görüldü. Eylül 2017 itibarıyla konut kredilerinde aylık faiz oranı yüzde 1,01, bileşik faiz oranı ise yüzde 12,88 seviyesinde gerçekleşti. Toplam konut kredisi hacmi ise 2017 yılı ikinci çeyrek itibarıyla 180 milyar TL’yi aştı. Sektöre 92 bin 603 metrekarelik yeni ofis alanı dahil oldu.

Üçüncü çeyrekte bir önceki döneme kıyasla yüzde 12 artışla toplam 92 bin 603 metrekare yeni ofis alanı pazara girdi ve toplam arz 5,5 milyon metrekare oldu. 2017 Ocak-Eylül dönemi için toplam işlem ise 226 bin 599 metrekareye yükseldi. Yılın üçüncü çeyreğinde toplam kiralama işlemi 84 bin 903 metrekarelik alan üzerinde yapıldı. Boşluk oranı ise, toplamda yüzde 22,5 olarak gerçekleşti.

2016’da 387 olan AVM sayısı, 2017’de 415’e ulaştı

Türkiye genelinde 2016 yılsonu itibarıyla 387 olan toplam AVM sayısı 2017 üçüncü çeyrek itibarıyla 415’e ulaştı. 2017 yılsonuna kadar yeni açılacak AVM’lerle bu sayının 444’e ulaşması, toplam kiralanabilir alanın ise 13 milyon metrekareyi geçmesi bekleniyor. İstanbul, toplam kiralanabilir alan stokunun yaklaşık yüzde 38’ini oluşturuyor. Türkiye genelinde, ortalama bin kişi başına düşen kiralanabilir alan ise 155 metrekare oldu.

Önümüzdeki dönemde de kamu yatırımları ile kentsel dönüşüm sürecinin inşaat sektöründe büyüme ivmesini desteklemeye devam edeceği öngörülüyor. Diğer yandan, yüksek finansman gereksinimi bulunan altyapı projelerinin seyri açısından piyasa koşulları önem taşıyor; küresel likidite koşullarında önümüzdeki dönem için öngörülen daralmalar, jeopolitik risklerde artış eğilimi, döviz kurlarının yüksek seyri ve faiz tarafındaki gelişmeler inşaat yatırımları üzerindeki risk unsurlarını artırıyor. Sektöre ilişkin yatırım fırsatları ve finansman riskleri birlikte değerlendirildiğinde, inşaat sektöründeki büyümenin önümüzdeki dönemde genel ekonomik performansın üzerinde seyretmeyi sürdürmesi bekleniyor.

TMB Başkanı Mithat Yenigün:

“Sektöre destek devam etmeli”

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün, mevcut ekonomik konjonktürün, gayrimenkul stoku ve ekonomik beklentiler dikkate alındığında, sektörü desteklemeye yönelik uygulamalara devam edilmesinin önem taşıdığı vurguladı. Türkiye’de toplam inşaat sektörü üretiminin yarısından fazlasını oluşturan konut üretimindeki ivmenin geçtiğimiz dönemde hızlandığını; bina inşaatı alt segmentinin toplam inşaat faaliyetlerindeki payının arttığını ifade eden Yenigün, “Hızlı kentleşme paralelinde yeni yerleşim alanlarının gelişmesi ve kentsel dönüşüm gibi etki alanı oldukça geniş projeler, konut segmentinde faaliyetin önemli oranda artmasına sebep olmuştur. Ayrıca, büyük ölçekli altyapı ve ulaştırma projeleri de konut faaliyetlerine olumlu yansımaktadır. Geçtiğimiz dönemde, alınan tedbirlerin de etkisiyle toplam satışlar yılın ilk 10 ay toplamında yıllık bazda yüzde 8.2 oranında artmıştır. Özellikle eylül ayında yıllık bazda yüzde 29 artışla sıçrama yapan ve 140 bine ulaşan satışlarda esas etmenin, mart ayında yürürlüğe giren ve 30 Eylül tarihinde sona eren tapu harcı indirimi olduğu ifade edilmektedir. Nitekim ekim ayında toplam azalmıştır. Bu süreçte toplam satışların yaklaşık yüzde 35’ini oluşturan ipotekli konut satışları bankaların faiz indirmeleri sonucu yılın ilk sekiz ayında ivme kazanmış, satışlar 2017 yılının ilk sekiz ayı toplamında yüzde 23 artmıştır. Ancak ipotekli konut satışlarında eylül ayında yüzde 3.7 oranında gerileme olmuş, ekim ayında ise ipotekli satışlar yüzde 20 oranında gerilemiştir. Konut edinmek isteyenlerin ipotekten kaçınma eğilimine işaret eden bu tablonun, mevcut konut kredisi faiz oranlarının yüksek bulunmasıyla ve faizlerin düşeceği beklentisiyle ilgisi olabileceği gibi, genel ekonomik koşullarda borç yükü altına girilmek istenmemesiyle de ilgili olabileceği değerlendirilmektedir” diye konuştu. Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, 2017 yılının ilk 11 ayında yurt dışında 11.6 milyar dolar değerinde 175 yeni proje üstlenildiğine dikkat çeken Yenigün şunları söyledi:

“2017 yılında üstlenilen projelerin ülkelere göre dağılımında ilk beş ülke Tanzanya (yüzde 21.9), Rusya (yüzde 13.3), Suudi Arabistan (yüzde 11.1), Irak (yüzde 8.2) ve Cezayir (yüzde 6.5) olmuştur. Türk müteahhitlik firmalarınca 1972’den 2017 Kasım sonuna kadar 119 ülkede üstlenilen 9 bin 173 projenin toplam bedeli ise 350.9 milyar dolara ulaşmıştır. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin başladığı tarihten bu yana üstlenilen projelerin ülkelere göre dağılımında ilk beş ülke Rusya (yüzde 19.8), Türkmenistan (yüzde 13.5), Libya (yüzde 8.3), Irak (yüzde 7.1) ve Kazakistan (yüzde 6.3) olmuştur. Önümüzdeki dönemde, belirli düzeyde artış ivmesi kazanan enerji fiyatları, Suudi Arabistan, Cezayir, Türkmenistan gibi, Türk yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin referanslarının son derece güçlü olduğu pazarlarda yatırım ortamına ve finansman koşullarına olumlu yansıyabilecektir. Rusya ile ilişkilerde kademeli normalleşme ile Sahraaltı Afrika’nın başta olduğu potansiyel pazarlardaki fırsatlar da değerlendirildiğinde, önümüzdeki dönemin, yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin gelişimi açısından son 10 yıllık dönemde kazanılmış ivmenin maalesef kaybedildiği bir dönem olan 2016-2017 döneminden daha olumlu olacağı umulmaktadır.”

İNTES Yönetim Kurulu Başkanı Celal Koloğlu:

“Kentsel dönüşüm büyümeyi tetikleyecek”

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın (İNTES) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Koloğlu da, inşaat sektörünün, yarattığı katma değer ve istihdam ile ülke ekonomisinin taşıyıcı gücü olduğuna dikkat çekerek, “Hükümetimizin sektörümüze sahip çıkan destek ve yaklaşımları inşaat sanayicileri olarak bizleri daima daha iyiyi başarma yönünde yüreklendirmektedir. Önümüzdeki süreçte de kamu ihale mevzuat değişikliği ve fiyat farkı gibi öncelikli sorunlarımıza getirilecek çözümlerle sektör büyümesini artırarak sürdürecektir” dedi.

2017 yılında enflasyonun iki haneli rakamlarda seyretmesinin ekonominin kırılgan noktalarından birisi olduğunu ifade eden Koloğlu, “2018 yılında enflasyonda kalıcı iyileşme, yatırım ve kalkınma destekli büyümeyle sağlanabilir. 2018 yılında Hükümetimizin yapısal reformları ve yatırımları teşvik edici politikaları sürdürmesi durumunda, kamu altyapı yatırımlarının ve özel sektör projelerinin yansımalarıyla inşaat sektöründeki büyüme eğiliminin devam edeceğini öngörüyoruz. İnşaat sektöründe hayata geçirilecek kamu ve özel sektör yatırımları ekonominin tüm dengelerini iyileştirici rol üstlenecektir” diye konuştu. Koloğlu, Kamu Yatırım Programı’nın stokunda önemli miktarda projenin bulunduğunu belirtti. 2017 Yılı Yatırım Programı’na göre, mevcut proje stokunun tamamlanabilmesi için 2018 ve sonrasında gereken ilave harcama tutarının 304,2 milyar TL olduğunu aktaran Koloğlu, “Kamu yatırımlarında bir öncelik sıralaması yapılması sürdürülebilir ekonomik büyüme ve kalkınma için kritik bir öneme sahiptir. 2018 yılı programları da bu yönde tasarlanmaktadır. Böylece işlerin daha hızlı yapılması sağlanarak Türkiye’de çok sayıdaki ihale disipline edilmiş olacak ve ekonomi kazanacaktır” dedi.

Koloğlu, kentsel dönüşüm sürecinin önümüzdeki dönemde sektördeki hareketliliği ve büyümeyi önemli oranda arttıracağını kaydederek, “Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bu büyük ve maliyetli dönüşümde yer alacak müteahhitlerin kriterlerinin açık bir şekilde belirlenmesi şehirlerimizin ve ülkemizin geleceği için hayati öneme sahiptir” açıklamasında bulundu.

GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetgin:

“Konut fiyatlarındaki artış devam edecek”

Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetginde, “Türkiye gayrimenkul sektöründe, orta ve orta alt gruba ait konut ihtiyacı oldukça yoğun olarak sürüyor. Orta üst ve lüks segmente talebin, orta alt segmente göre biraz yavaşladığını görüyoruz. Yatırım amacıyla hareket eden gerçek ve tüzel kişilerin (yerli-yabancı), markalı, belli standartların üstündeki lüks konut taleplerinin de bu segmenti canlı tutmaya devam edeceğini düşünüyorum. Kentsel dönüşüm süreci ve bu kapsamda hayata geçirilen düzenlemeler de sektöre olumlu yansıyacak. Türkiye gayrimenkul sektörü, büyüyen Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olmaya devam edecek. Demografik ve ekonomik gelişmeler göz önüne alınıp dünya ile kıyaslandığında sektörün daha çok potansiyel içerdiği görülüyor. Konut üretim maliyetindeki artışın henüz konut fiyatlarına tam olarak yansımadığını da görüyoruz. Yılın ilk 11 ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nde yüzde 11,16, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’nde yüzde 13,91, ortalama dolar kurunda ise yüzde 4,98 artış yaşandı. Üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre Konut İnşaatı Maliyet Endeksi’nde ise yüzde 15,32 artış kaydedildi. Buna rağmen, markalı konut üreticilerinin, yüzde 3,44 fiyat artışına gittiklerini ve artan maliyetleri fiyatlara yansıtmadıklarını görüyoruz. Tüm bu verileri birlikte değerlendirdiğimizde, 2018 yılında konut satışlarıyla birlikte, fiyatlarda da artışın süreceğini söyleyebiliriz” dedi.

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım:

“Bakanlık 2018’in de belirleyicisi olacak”

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım da, 2017 yılına damga vuran en önemli gelişmenin, yeni İmar Yasası’nın yürürlüğe girmesi olduğunu belirterek, “Kentsel dönüşüm için hızlandırıcı maddelere sahip yeni yasanın en çok konuşulan etkisi stüdyo daire olarak tabir edilen 1+0 tipi dairelere getirilen yasak oldu. Genel anlamda sektörü etkileyen bir diğer gelişme ise vergi teşviklerinin sona erdiği eylül ayına yığılan ve konut satışlarındaki çizgiyi olması gereken seviyenin üzerine taşıyan tapu kayıtları oldu. Sektörü ayakta tutan ve satış rakamlarını sürekli şe- kilde yukarı taşıyan ise inşaat firmalarının kendi ceplerinden sübvanse ederek düşük faizle gerçekleştirdiği kampanyalar oldu. Sonuç olarak yılın son virajlarına bir milyon sınırını aşarak giren sektördeki konut satışlarının 2017’yi 1,4 milyon adetlik satışla kapatacağını öngörüyoruz” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın başlattığı kentsel dönüşüm sürecinin 2018’e de damga vurmasını beklediklerine dikkat çeken Durbakayım, “Bu kapsamda başta İstanbul olmak üzere ülkenin her kentinde büyük çaplı kentsel dönüşüm hamlelerinin atılacağını düşünüyoruz. Yeni İmar Yasası ile birlikte apartman ve site bazında yenileme çalışmalarının da hız kazanacağı 2018 yılında konut satışlarının azalacağını düşünmüyoruz. Hatta konut kredi faiz oranlarının istikrar sağlaması ve aylık bazda yüzde 1’in altına gerilemesi durumunda satış trendinin artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Konut kredisi faiz oranlarının aylık bazda yüzde 1’in altına inmesi için ‘ikincil piyasaların” mutlak ve mutlak devreye girmesi elzem hale gelmiştir” diye konuştu.

Durbakayım, ‘oturma izni’ ve ‘vatandaşlık hakkı’ gibi teşviklerle desteklenen yurt dışı satışlarda ‘müktesep hak’ın daha çok önem kazanmaya başladığını kaydederek, 2018’deki en önemli beklentilerimizden birisi ise vergisel anlamda yeni teşviklerin devreye girmesidir. Hatırlanacağı gibi başta KDV olmak üzere alım satım vergisi ve damga vergisinde bir puanlık indirim, konut satışlarında kararsız alım taleplerinin gerçeğe dönüşmesine neden oldu. Benzer bir hareketin 2018 yılında da yaşanmasını temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan:

“İnşaat malzemesi sektörünün ihracat hedefi 18 milyar dolar”

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan da, “Türkiye İMSAD olarak, ülkemizin ekonomik büyümesinin 2017 yılı sonunda yüzde 6-7 oranında, 2018’de ise yüzde 3-4 oranında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. İnşaat sektörünün ise 2017 yılında yüzde 6,5 büyümesini, bu oranın 2018’de yüzde 4-5 aralığında olmasını bekliyoruz. Yıl sonu TÜFE beklentimiz yüzde 10-11, 2018 TÜFE öngörümüz ise yüzde 9-10 aralığında yer alıyor. Türkiye inşaat malzemesi sektörü olarak, 2017 yılı ihracatımızın 16-17 milyar dolar aralığında gerçekleşmesini, 2018 yılında ise bu rakamın 17-18 milyar dolar bandına çıkmasını hedefliyoruz” dedi.

Erdoğan, İstanbul’un daha birkaç yıl önce Avrupa’nın önemli metropolleri arasında, gayrimenkul yatırımı konusunda, ilk sırada yer alırken, 2018 için sıralamanın en sonunda olacağı öngörüsünün hızlı bir şekilde düzeltilmesi ve yabancı yatırımcının ilgisinin tekrar artırılması gerektiğine işaret etti. Erdoğan, stokları artıran lüks konutlardan ziyade arz yetersizliği olan düşük ve orta gelir grubu insanların ihtiyaçlarına çözüm üretilmesinin önemine vurgu yaptı.

ERMCO ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık:

“Hazır beton sektöründe ilerleme devam ediyor”

Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık da, TÜİK tarafından açıklanan milli gelir hesabına göre, inşaat sektörünün yılın ilk çeyreğinde yüzde 6’lık büyüme rakamını, ikinci çeyrekte yüzde 6,8’e çıkardığını bildirdi. Üçüncü çeyrekte ise bu rakamın yüzde 18,7’ye çıktığını belirten Işık, 3’üncü çeyrekteki büyüme rakamı ile Türkiye’nin en hızlı büyüyen ülke statüsüne yükseleceğini vurguladı. Işık, 4’üncü çeyrekte de inşaat sektörünün aynı yönde hareket edeceğini tahmin ettiklerini kaydederek, “THBB olarak hayata geçirdiğimiz Hazır Beton Endeksi çalışması sonuçları bize bu konuda ipucu vermektedir. Buna göre ekim ve kasım aylarında hazır beton endeks değeri eşik değerin üzerinde görünmektedir. Bu kapsamda inşaat sektöründe ve hazır beton sektöründe ilerlemenin devam ettiği öngörülmektedir. Beklentimiz yılın 4’üncü çeyreğinde inşaat sektörünün yüzde 8’in üzerinde bir büyüme ile Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans göstereceğidir. Bu değerlendirmeler ışığında hazır beton sektörünün 2017 yılında reel olarak yüzde 6’lık bir büyüme gösterdiği tahmin edilmektedir. İnşaat ve hazır beton sektörlerindeki 2017 yılındaki bu büyüme performansı oldukça sağlıklı görünmektedir. 3’üncü çeyrekte Türkiye yeni konut satışlarında 180 bin konut ile rekor kırmıştır. Bu rekor, inşaat sektörlerinin olması gereken rotasında yol aldığının en net göstergesidir” dedi. 2018 yılına yönelik beklentilerini açıklayan Işık, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye ekonomisinin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan herhangi bir ekonomik risk bulunmamaktadır. Mevcut durumda 2018 yılında Türkiye ekonomisi, 2017 yılındaki başarısını sergileyebilecek konumdadır. Benzer şekilde Türk hazır beton sektörü de 2018 yılında önemli bir performans sergileyecektir. Bu performansın boyutunu, kamunun inşaat yatırımları ve kentsel dönüşüme yönelik yeni düzenlemeler belirleyecektir. 2017 yılında hükümetimizin inşaat sektörünün önünü açan düzenlemeleri sonrasında sektör çok önemli bir ivme ortaya koymuştur. 2018 yılında da yeni ve sektöre soluk katacak düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.”

İMDER Başkan Vekili Serkan Serkan Karataş:

“Yatırımlar, talebi canlı tutuyor”

Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Başkan Vekili Serkan Karataş da, “Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar 2018 yılını tahmin etmekte biraz zorlanmamıza neden olsa da, yüzde 5 ila 10 civarında bir büyüme öngörüyoruz. Artan konut projeleri ve Türkiye’nin yatırım hedefleri ile birlikte iş makinaları sektörüne olan bağımlılığının 2018 yılında da süreceğini tahmin ediyoruz. Güçlü iç piyasa talebi, hammaddeleri iç piyasadan sağlama olanağı, sektörü destekleyecek bir sanayi altyapısı, güçlü global entegrasyon ve yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde hızla artan yeni projeler de sektörün canlı kalmasını sağlayacak etmenler arasında yer almaktadır” dedi.

2017 yılı içerisindeki ulusal ve uluslararası ortamdaki kırılmalara rağmen bahar aylarında sektörde bir canlılığın yaşandığını ifade eden Karataş, “İlk altı aylık dönemde geçen yıla göre yüzde 7 civarında artışın yaşandığı mayıs ayı yüzleri güldürürken, ikinci altı aylık dönemde ise şu ana kadar eylül ayında görülen yüzde 16 civarındaki büyümenin sektörü memnun ettiğini söyleyebiliriz. Tahminimiz 2017 yılının satış rakamlarının 2016 yılı seviyelerinde kapanacağıdır. İş ve inşaat makinaları ihracatında da 2017 yılında artış gözlemlendi. Bu artışın en önemli sebepleri arasında yurtdışı pazarlarında Türk makinalarına olan güvenin artmasıyla genel talebin önemli ölçüde pozitif yönde etkilenmesini sayabiliriz. Dünya ekonomisinin son yedi yılın en yüksek büyüme hızına ulaşması, ihracat pazarlarının canlanmasını sağlamış ve bu durum iş ve inşaat makinaları sektörünü de olumlu olarak etkilemiştir. Türkiye’de devam eden altyapı, inşaat, kentsel dönüşüm projeleri ve mega projeler iç pazardaki talebi canlı tutmuş ve üretim yapan firmalar ihracat politikalarını geliştirerek ihracata güvenle odaklanabilmişlerdir” diye konuştu.

TSF Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz:

“Seramik sektörü, çift haneli büyüme hedefliyor”

Türkiye Seramik Federasyonu (TSF) Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz de, “Sektörümüz sürekli artan büyüme ivmesi ile önümüzdeki yıl da büyümeye devam edecektir. 2017 yılını ihracatın desteğiyle sektör genelinde yüzde 8-9 arasında bir büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz. 2018 yılı için hedefimiz bu büyümenin çift haneli bir rakama ulaşmasıdır. TÜİK verilerine göre 3’üncü çeyrekte Türk ekonomisinde rekor bir büyüme kaydedildi. Bu büyümenin devamlılığı için ihracat odaklı ekonomi politikaları izlenmeye devam edilmelidir. Temsil ettiğimiz seramik sektörü, ihracat ve üretimdeki gücüyle Türk ekonomisindeki büyümeye ciddi katkılar sağlamaktadır. Sorumluluğumuzun bilincinde daha çok çalışmaya, üretmeye ve ihraç etmeye devam edeceğiz. Seramik ve benzeri kapasite fazlası olan sektörlerde yatırım teşvikleri mutlaka ihracat taahhüdüne bağlanmalıdır. Sektörümüz desteklenirse 10 yıl sonra dahi şu anki durumundan çok daha fazla mutlak katkı sağlar hale gelecektir” şeklinde konuştu.

Çenesiz, seramik ihracatının yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre seramik kaplama malzemelerinde yüzde 4,2, seramik sağlık gereçlerinde ise yüzde 6,3 oranında değer bazında büyümenin gerçekleştiğini söyledi. Sanayi üretiminde ise yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre seramik kaplamada yüzde 0,6, seramik sağlık gereçlerinde yüzde 10,1 oranında büyümenin kaydedildiğini aktaran Çenesiz, sözlerine şöyle devam etti:

“2017 yılının tamamında ise büyümelerin son çeyrekteki performansının olumlu katkısı ile ilk dokuz aylık oranların her birinin, 1,2’şer puan daha artarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Böylece 2017 yılını ihracatın desteğiyle sektör genelinde yüzde 8-9 arasında bir büyüme ile kapatacağız. Sektördeki bu büyüme beklentimiz 2017 yılındaki yüzde 6-7’lik inşaat sektörü büyümesi ile de uyumludur. Türkiye İhracat Katkı Endeksi’ne göre; 18,27 puanlık katkı oranı ile inşaat seramikleri birinci sırada yer aldı. İnşaat seramiklerini 5,77 katkı oranı ile giyim eşyası ve 3,81 katkı oranı ile mobilya sektörü takip etti. İnşaat seramikleri 2016 yılı son çeyreğinden bu yana sürekli artan değerlere sahip tek sektör oldu. Türkiye seramik sanayisi dünyada kaplama malzemelerinde 8’inci, sağlık gereçlerinde 4’üncü en büyük üretici ülke konumunda. Seramik karolarda ve sağlık gereçlerinde dünyanın 4’üncü büyük ihracatçısı olurken, karolarda Avrupa üçüncüsü, sağlık gereçlerinde ise Avrupa’nın en büyük üreticisi ve ihracatçısı konumundayız. Vitrifiye üretimindeki Avrupa liderliğimiz sağlamlaşarak devam ediyor. Özetle hem üretiyor, hem de ihraç ediyoruz. Önümüzdeki 10 yıllık dönemde de bu başarılı yükselişimizi devam ettireceğiz.”