İntema, markalı pazarda yüzde 25 pay hedefliyor

Önümüzdeki üç senede yıllık ortalama yüzde 35 büyüyerek, 2020 sonunda markalı pazarda yüzde 25 pazar payına sahip olmayı hedeflediklerini belirten İntema Yaşam Pazarlama Müdürü Ömer Sabri Erdem,  üç yıl içinde bayi yapılanmalarını 19 ilden 30 ile çıkarıp, bayi sayılarını ise 33’ten 60’a çıkarmayı planladıklarını söyledi. CRM altyapılarını dijital dünyaya uygun ve  daha hızlı yanıt verebilecek bir hale getirmek için çalıştıklarını ifade eden Erdem, “Bunlar dışında pazarın yüzde 85’lik kısmını oluşturan markasız tarafta neler yapabiliriz, müşteriye burada katma değerli bir hizmet sunabilir miyiz diye bakıyoruz” dedi.

 -Firmanızın faaliyetlerini kısaca anlatır mısınız?

ERDEM: Eczacıbaşı Yapı Grubu bünyesinde 1978’den beri faaliyette olan mutfak iş alanı, 2014 yılında Emre Eczacıbaşı’nın önderliğinde yenilendi ve 2016 yılında İntema Mutfak yerine İntema Yaşam adını aldı. Bu yeni vizyon doğrultusunda 2017 yılında Kanyon Alışveriş Merkezi’nde bir deneyim merkezi olarak açılan konsept mutfak mağazası ise ikinci bir adım olarak atıldı. İntema Yaşam mağazasında kendi markamız olan İntema markalı mutfaklar dışında Türkiye distribütörü olduğumuz Alman Bulthaup ve İtalyan Berloni mutfakları da satılıyor. Ayrıca Türkiye’de 19 ilde 33 noktada daha İntema markalı mutfak satışımız devam ediyor ve bu noktaların 10’a yakınında ise ayrıca Berloni satışımız bulunuyor. Kanyon Alışveriş Merkezi’ndeki konsept mağazamızda mutfak satışları dışında daha önce görülmemiş bir konsept olan kirala & pişir mutfaklar ile hizmet veriyoruz. 6-8 kişi olarak 3 saatliğine kiralanıp kullanılabilen mutfaklarda müşterilerimiz kendi getirdiği veya dilerse İntema Yaşam’dan temin ettiği malzemeler ile istediği yemeği pişirme ve yeme imkanı buluyor. Öte yandan bu aktivite için “şefle kirala & pişir” fırsatı da sunuluyor. “İntema Yaşam Akademi”deki deneyimli şeflerin özel olarak oluşturduğu iki menüden biri seçilebiliyor, tercihe göre şef size özel olarak yemek hazırlıyor. Sunduğumuz bu hizmet sonunda en güzel kısım ise müşterilerin bulaşıkları bize bırakıp gidebilmesi. Bunun dışında İntema Yaşam Akademi adıyla bir etkinlik ve aktivite bölümümüz bulunuyor.  İntema Yaşam Akademi’nin Bulthaup’ın son teknoloji ürünleriyle tasarlanan mutfaklarında birbirinden keyifli yemek workshopları gerçekleşiyor. Her yaşa hitabeden düzenlenen workshop’ların bilet satışları İntema Yaşam Mağazası’ndan ve Biletix üzerinden yapılıyor. Aynı zamanda burada akademi alanımızı kiralayıp etkinlikler yapan şefler ya da lansman düzenleyen şirketler de oluyor.  Mutfakla ilgili tüm ihtiyaçları karşılamaya yönelik kurulan İntema Yaşam mağazamızda çırpıcıdan kahve makinasına, tencereden bıçağa yaklaşık 50 farklı markanın 3 bin kalem ürününün satışı yapılıyor. Öte yandan mağazanın içerisinde yer alan Gaea Restaurant’ta yemek yenilebiliyor, birbirinden lezzetli kokteyller tadılabiliyor, CAB Roastery’de lezzetli kahveler yudumlayarak çalışılabiliyor, Makai’de vegan ve glütensiz lezzetler hem yerinde yeniyor hem de paket olarak alınabiliyor. Ekolojik Sokak adını verdiğimiz köşemizde ise Datça Murat Çiftliği’nin taze ve paketli organik ürünleri satılıyor. Alman teknolojisinin son ürünlerinden biri olan, tartmasından çırpmasına 12 fonksiyonlu Thermomix cihazları da yine mağazamızda deneyimlenebiliyor. Burada yarattığımız mutfak dünyasının küçük yansımalarını ileride tüm Türkiye’deki diğer bayilerimize de taşımayı ve müşterimizin deneyimini artırmayı hedefliyoruz.

-Gelecek dönem büyüme hedefiniz nedir?

 ERDEM: İntema markalı mutfaklar, 2015 yılından beri son dönemdeki kapasite artışını ve ürün çeşitliliğini desteklemek, tek bir perakendeden 3 ila 5 bin adetlik projelere kadar aynı kalitede ve sürede hizmet vermek adına üretimini Türkiye’deki belli başlı mobilya üreticilerinde yapıyor. Bu durum özellikle kurumsal satışını gerçekleştirdiğimiz mega projelerde bize çok büyük esneklik sağlıyor. Üretimin dışarıda olması bize kalite kontrol anlamında çok büyük sorumluluklar yüklüyor ancak üretim yerlerinde konumlandırdığımız personellerimizle bu konuyu kolaylıkla çözümlüyoruz. Bu vesileyle satış ve pazarlamaya daha çok odaklanabiliyor, dünya trendlerini sürekli takip ederek herhangi bir makine yatırımı olmadan yeni malzeme ve ürünleri hızlı bir şekilde kendi ürünlerimize adapte edebiliyoruz. Merkez kadromuzda çoğunluğu satış ve pazarlama olan yaklaşık 40 personelimiz mevcut. Konsept mağazamızla başlayan perakende operasyonumuz ise 30’a yakın personelle sürdürülüyor. Üç yıl içinde bayi yapılanmamızı 19 ilden 30 ile çıkarıp bayi sayımızı da 33’ten 60’a çıkarmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki üç senede yıllık ortalama yüzde 35 büyüyerek 2020 sonunda markalı pazarda yüzde 25 pazar payına sahip olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda tüm planlarımızı 2017 sonunda tamamladık ve daha sene başlamadan çalışmalara başladık. Yakın zamanda başta İstanbul’da olmak üzere birçok ilde bunların yansımalarını hep birlikte göreceğiz.

-Yeni proje ve yatırım çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

ERDEM: Şu anda en büyük yatırımımız dijital dönüşüm üzerine. Hem sosyal medyada daha aktif yer alıyoruz hem de müşteri tepkilerine daha hızlı cevap vermek adına altyapımızı ve kendi iç süreçlerimizi yeniliyoruz. CRM altyapımızı dijital dünyaya uygun ve yine daha hızlı yanıt verebilecek bir hale getirmek için çalışıyoruz. Bunlar dışında pazarın yüzde 85’lik kısmını oluşturan markasız tarafta neler yapabiliriz, müşteriye burada katma değerli bir hizmet sunabilir miyiz diye bakıyoruz. Henüz plan aşamasında olan fikirlerimiz var. Bu fikirleri hayata geçirmeyi ve mutfak perakendesinde yeni bir iş modeli oluşturmayı hedefliyoruz.

-Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsede­bilir misiniz? Yeni hedef pazarlarınız var mı?

ERDEM: Yurt içinde yönümüzü mega projelerden biraz daha butik projelere ve kentsel dönüşüm işlerine çevirdik. 2018 yılı bizim için özellikle İntema markasına yatırım yılımız olacak. Bu noktada perakende müşterisi ve onların memnuniyeti bizler için çok önemli. Müşteri gruplarına hizmet verenler de tüm Türkiye’deki bayilerimiz ve buralardaki mimar arkadaşlarımız. Amacımız onların elini güçlendirecek çözümler ve ürünler sunmak, satışlarını hızlandırmak adına da çeşitli finansal araçlarla hizmetlerimizi geliştirmek. Yurt dışı ile ilgili proje bazında talepler bulunuyor. Ancak daha uzun vadeli bir yurt dışı açılımı ve bayi yapılanması için 2018 yılı sonunda satış ekibimizle birlikte nasıl bir ürün gamıyla hangi pazarlara gidebileceğimizi konuşup planlamalarımızı yapmayı düşünüyoruz.

-Teknolojinin, IT uygulamalarının sektöre ve ürünlerinize yansımasını değerlendirir misiniz? 

ERDEM: Evlerde son dönemdeki en önemli gelişme IoT (Internet-of-Things) ve tüm cihazların birbiriyle konuşması. Bunun yansımaları mutfak cihazlarında yıllardır var. Fırınlar uzaktan kontrol ediliyor, buzdolapları kendi kendine sipariş veriyor, bozuk gıda ürünleri için sizi uyarıyor vb. Bu ürünleri doğrudan olmasa da dolaylı olarak müşterilerimize mutfaklarımızla birlikte sunuyoruz. Artık neredeyse Wi-Fi’ye bağlanmayan cihaz yok gibi. Diğer yandan müşteriler her bilgiye oturduğu yerden ya da elindeki telefondan ulaşmak istiyor, ürün tercihini buradan belirliyor ve mümkünse alışverişini de mağazaya gelmeden yine buradan, oturduğu yerden yapmak istiyor. Bizim yaptığımız iş müşterinin ihtiyaçlarına ve kendine özgü ölçülerine göre bir mutfak üretmek, kişinin üzerine terzi dikişi gömlek dikmek. Tabii ki bu provasız pek mümkün olmuyor ama teknoloji artık bu konuları da aşmaya başladı. Dolayısıyla müşteri size gelmese bile sizin ona gitmeniz, hizmeti bu teknolojiyi kullanarak müşterinin ayağına götürmeniz gerekiyor. Değişen ve gelişen bu dijital müşterinin isteklerine de tüm kanallardan cevap verme hedefiyle bu konularda birkaç proje üzerinde çalışıyoruz.

-Gelecek dönemde hangi tür ürünler ön plana çıkacak? Sektöre sunacağınız yeni ürünler-sistemler var mı? 

ERDEM: Son dönemde yapılan evlerin çoğunluğu 1+1 ya da 2+1 hatta artık ortak kullanılan alanları bile evin dışına çıkarıp kiralama usulüyle kullanma modelleri oluştu. Hal böyleyken mutfak artık ayrı bir oda olmaktan çıkıp salonla bir arada durmaya başladı. Bu da ister istemez ürünlerimizi çeşitlendirmeye ve evin kalanıyla bütünleştirmeye zorluyor. Artık insanlar açık raf sistemleri ile küçük olan bu evlerde duvarlarda ferahlık istiyor. Diğer yandan küçülen alanlarla birlikte saklama alanı ihtiyacı da artıyor. Burada tüm mutfak gereçleri için akıllı saklama çözümleri ön plana çıkıyor, yeri geldiğinde mutfağın ve tezgahın kendisini bile gizleyen çözümler isteniyor.