İptal Edilen Metro Hatları Tehlike Saçıyor

Maden Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, yer altına açılan boşlukların doğanın dengesini bozduğuna ve doğanın bu bozulan dengeyi yeniden kurmaya çalıştığına dikkat çekilerek: “Metro projelerinde açılmış tünellerin betonlanmasının tamamlanması gerekmektedir…” denildi.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası, geçtiğimiz haftalarda, Kadir Topbaş dönemi projelerinin iptali ve yüklü miktarlarda tazminat ödemeleri gibi konu başlıkları altında kamuoyunun gündemine gelen “metro hattı iptallerinin” ortaya çıkardığı büyük tehlikeye dikkat çekti. Sözcü Gazetesi’nden Özlem Güvemli’nin haberine  göre Maden Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan bir raporda, doğanın açılan boşlukları doldurmak için gayret gösterdiğine dikkat çekilerek: “İptal edilen metro projelerinin ne kadar bekleyeceği henüz bilinmediği için yer altı kazıları ile açılmış bulunan tünellerin betonlanmasının da tamamlanması gerekiyor…” denildi.

“Yüzeydeki yapılar hasar alabilir”

Tünelin beton kaplamasının yapılmaması ve olduğu gibi bırakılması halinde bekleme süresince tünel içindeki yanal ve dikey hareketlerin ölçülemeyeceğini, bu durumda da tünel içinde gerekli tedbirlerin alınmasının mümkün olamayacağını vurgulayan Maden Mühendisleri Odası: “Bu durum da hem tünel içindeki yıpranmaların artışına, hem de yüzeydeki yapıların bundan etkilenmesine ve hasar almasına yol açabilir…” denildi. MMO değerlendirmesinde, tünellerde meydana gelen deformasyonların işin tekrar başlaması sırasında ilave tahkitalra yapılması ve ekstra maliyet problemine yol açacağına da dikkat çekilerek: “Su gelirine sahip tünellerin su ile ilişkisinin kesilmesi gereklidir. Durdurulan ve kapatılan şantiyeler yaşam alanları içinde bulunması sebebiyle de çevre güvenliği sağlanmalıdır…” ifadelerine yer verildi.

Kimi projelerde imalatların yüzde 10’luk bölümünün tamamlandığı ve yer altındaki kazı ve inşaat çalışmalarının şehir içinde gerçekleşmiş olduğuna da dikkat çeken açıklamalarda, yüzeydeki yapıların yer altında yapılan kazılardan ve inşaat çalışmalarından etkilenmemesinin şehir için tünelciliğin en önemli unsuru olduğu da belirtildi. Değerlendirmede: “Bu nedenle, yüzeyde ciddi izlemeler ve okumalar gerçekleştirilmelidir. Paralel olarak yüzey etki haritalarına da ihtiyaç bulunmaktadır…” denildi.