Türk boya sektörü geleceğe pozitif bakıyor

Endüstriyel alandan dekoratif alana kadar geniş bir yelpazede, yerli ve yabancı birçok firmanın boya üretimi geçekleştirdiği Türkiye, üretim kapasitesi açısından da Avrupa’nın ilk beş ülkesi arasında bulunuyor. Boya sanayi bugünkü üretim gücü ve yapısıyla dünya boya sanayiinden yaklaşık yüzde 2’lik pay alıyor. Boya sanayinin son 10 yılda önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştığı ve kimya sanayi içindeki konumunu güçlendirdiği vurgulanırken, Türk boya sektörünün dinamik bir pazar haline geldiği belirtiliyor. Avrupa kalitesinde üretim yapan, teknolojisini sürekli geliştiren bir sanayi olarak bölgesel bazda güçlü bir oyuncu olan Türk boya sektörünün ilerleyen yıllar adına umut verici konumda bulunduğu kaydediliyor.

Sektörün 2018 yılında yüzde 3-4 arası bir büyüme göstereceği tahmin edilirken, sektörel büyümenin kesintisiz devam edeceği görüşünde bileşen sektör temsilcileri, bölgesel alandaki sorunların çözümünde olumlu gelişmeler yaşanması halinde, boya sanayinde özellikle ihracatta, sektörel büyümeyi etkileyecek pozitif gelişmeler beklediklerini ifade ettiler. Uluslararası yatırımcıların son 10 yılda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler çerçevesinde, Türk boya pazarını tercih ettiğine dikkat çeken yetkililer, ayrıca Türkiye’nin bölgesel bir çekim merkezi olma özelliğinin de yatırımcıları çeken en önemli unsur olduğunu ifade ediyorlar.

Sektörün lokomotifi dekoratif boyalar

Boya sanayinde üretim gerçekleştiren 585 firma bulunurken, boya sanayisi uygulayıcıları ile birlikte 200 bin kişiye istihdam sağlanıyor. Boya sektörünün lokomotifliğini ise inşaat sektöründe kullanılan dekoratif boyalar yapıyor. Boya sanayisinin girdi olarak kullandığı hammaddelerin yüzde 80’e varan bölümü yurt dışından temin ediyor. Buna karşın kalite ve ürün çeşitliliği bakımından Avrupa ile yarışan Türk boya sektörünün, bölgesel ihracat potansiyeli yüksek, ayrıca boya talebinin artış gösterdiği gelişmekte olan ülkelere yakınlığı ile avantajlı bir konumda bulunuyor.

Bilinçli tüketici artıyor

Boya tüketimini etkileyen faktörlerin başında diğer tüketim alanlarında olduğu gibi ulusal ve kişi başı gelir artışı geliyor. Diğer taraftan mevcut binaların yenilenmesi, boya tüketimi açısından inşaat boyaları için önemli bir etken oluyor. Sanayi boyaları grubunda ise, genel imalat sanayimizin her alanda gelişmesi, boya sanayimizin de tüketimini olumlu ekliyor.

Enerji verimliliği çalışmaları kapsamında binalarda zorunlu tutulan ısı yalıtımı, sektörü canlandıran başka bir önemli etken olarak dikkat çekiyor. Boya sektörünün önümüzdeki süreçte bu paralelde büyüyeceği vurgulanıyor. Özellikle ısı yalıtımı konusundaki hareketliliğin sektöre de yansıyacağı belirtiyor. Boya sektörünün gelişimini direkt olarak ilgilendiren bir başka faktör ise konut kullanıcılarının ev ve binalarını boyama sıklığı oluyor. Araştırmalar, ülkemizde gelişmiş ülkelere kıyasla daha seyrek boya yapıldığını ve renovasyona gidildiğini gösteriyor. Boyama sıklığı alım gücü ile doğru orantılı olduğu kadar alışkanlık ve boyanın ulaşılabilir olması ile de ilgili oluyor. Bu durumun son yıllarda değişmeye başladığı ve boyama sıklığında artış yaşandığının gözlemlendiği belirtiliyor. Ayrıca bilinçlenen tüketiciye karşı sektörün hazır olması gerektiğine dikkat çekilirken, özellikle büyük şehirlerdeki genç ailelerin çocuklarının soluduğu ev havasının kalitesine gittikçe önem vermesi, sosyal medyada bilginin çabuk yayılması ve yurt dışı ile daha kolay kıyaslama yapılabilmesinin tüketici beklentilerini yukarı taşıdığı vurgulanıyor.